
STRES YÖNETİMİ
Bir yıllık bir sürecin sonuna yaklaşmaktayız. Sona gelindiğinde her ne kadar istemesek de sınav endişesi, kaygısı zihnimizi ele geçirmekte. Bu endişeyi, stresi minimumda tutmak olabildiğince başarıya götürecektir. Bir yıl veya daha fazla emek harcadık ve neticesini de hayal ettiğimiz şekilde almak istiyoruz doğal olarak. Ancak bu süre zarfında rakiplerimiz arasından sıyrılıp fark atarak önde ilerlemek de, geriye düşmek de elimizde. Eğer stres düzeyimizi kontrol edebilirsek ve bu düşüncenin bizi olumsuz etkileyeceğini düşünürsek çok daha kolay yol alabiliriz. ''Yapabilecek miyim, geçen yıl da olmadı bu yıl atanabilir miyim, denemelerde net sayım düşük çıkıyor, çok yoruldum bunaldım bıraksam mı olmayacak zaten bu yıl?'' bu cümleler sizin sarfettiğiniz cümleler. Ancak şunu unutmamalıyız ki bu duygulara kendimizi kaptırmak yerine
''Yeterince çalıştım, denemelerde de analizler yaparak ilerlersem ve net sayımı artırabilirim, bazı konulardaki eksiğimi kapatırım, yoruldum ama mükafatını fazlasıyla alacağım özellikle de öğrencilerimle buluşunca bu yorgunluğun bir anlamı kalmayacak, zaten yaklaşık bir ay kadar bir süre kaldı son bir ayda bırakarak tüm yılımı hiçe sayamam, evet bu yıl olacak ve atanacağım.'' bu olumlu cümlelerle zihnimizi de olacağına inandırmalıyız. Zihnin inandığı şey sonunda stresten, olmayacak kaygısından, yapamayacak mıyım endişesinden kendinizi uzaklaşmış olarak göreceksiniz.
Şu ayrıntıyı unutmamak faydalı olacaktır; stres minimum düzeyde olmalıdır ne eksik ne fazla. Fazla olması bizi duygu-düşünce durumunda olumsuzluklara sürükleyecek, eksik olması ise rahatlığa yol açarak öğrenmeye kapalı hale getirecektir. Bu nedenle olumlamalarla, eksiklerimizi kapatarak, her geçen gün yaptığımız doğru sayısı üzerine ekleyerek tamamlayabiliriz bu süreci. Unutmayalım ki her istediğimiz şeyi başarma gücüne sahibiz, bazen elinden gelenin en iyisini yaptıktan sonra, yapabileceğin en güzel şey beklemektir.