DERECE İLE KAZAN

SINAVDA BİR SORU KAÇ DAKİKA?

Düzenli deneme ve soru çözüyor olmalıyız. Sınav provası yaptıkça daha öncesinde bir soruya ne kadar süre ayırmamız gerektiğini bilmiyorsak bunu öğremiş olacağız, sınav esnasında doğru zaman yönetimini yapabiliyor olacağız, yapamadığımız bir soru için inat ederek dakikalarımızı harcamak yerine o soruyu boş bırakarak vaktimiz kalması durumunda tekrar dönmemiz gerektiğini biliyor olacağız. Tüm sınavlar, soru başına yaklaşık olarak bir- bir buçuk dakika ayırmanızı ister. Bu dakika; sizin soruyu okumanız, anlamanız, şıkları analiz etmeniz ve bir sonuca varmanızı kapsamaktadır. Bu şeklide sıralanan beklentiler göz korkutucu değil mi? Ancak süreyi iyi kullandığınızda aldığınız sonuç, sizin evde test başına ayırdığınız süre ile paralel olacaktır. Bu nedenle evde de test çözerken dikkate alacağınız süre yine bir dakika olmalıdır.
Bu süre başlangıçta soru başına 2 dakika ile başlayıp daha sonra 1 dakikaya da indirilebilir. Eğer kolay bir test çözüyorsanız kendinize süre başına 1 dakikadan da az vakit bile ayırabilirsiniz ya da yine 1 dakikalık süre ayırırsınız ama daha hızlı çözmeye çalışabilirsiniz. Hızlı çözeyim derken soruları dikkatli okumama hatasına düşmemeniz şartıyla zamana karşı yarışmanız mümkün.
Ufak bir dipnot iletmek isteriz. Sınav merkezi, bu konuda özellikle sınav öğrencilerini test etmektedir. Özellikle sizin vaktinizi alacak ve sizi soru üzerinde uğraşmaya itecek, sınav esnasında zamanınızın eriyip gitmesine sebep verecek bir soru mutlaka sorar. Burada gerçekten sınav stratejisini bilen veya bilmeyen öğrenci ayrımına varmak ister. Eğer öğrenci bu stratejiyi biliyorsa, hangi soruyu boş bırakması gerektiğini hangi soru üzerinde yoğunlaşıp cevaplaması gerektiği bilgisine hakimdir. 
Bu zor ve vaktinizi alacak sorunun farklı bir mantığı ise şudur: Bu sorudan sonraki gelen soruya önyargıyla yaklaşmanıza sebep vermektir. "Diğer soru zordu bu soru bu kadar kolay olamaz, kesinlikle farklı bir mantığı vardı ve ben yanlış şıkkı işaretledim" algısına iter sizi. Genel tabloya bakalım şimdi bu durumda, dakikalarınız bir soru ile boğuştuğunuz için eridi gitti, "bu soruyu yapamadım halbuki o kadar çalışmıştım olmayacak mı, yapamayacak mıyım?" düşüncesi zihninizde belirlemeye başladı, vaktinizi alan sorudan sonra gelen soru kolaydı halbuki ancak zor sorudan sonra kolay soru gelmez mantığı sizi zor olduğu fikrine inandırdı ve bu nedenle aslında doğru bildiğiniz soruyu yanlış işaretlemiş oldunuz. 
Unutmamalıyız ki, farklı  stratejilerin izlendiği, yeni nesil soruların olduğu, öğrenci aklında çelişkiye sebep vererek ikilemde bırakan bir sınav ile karşı karşıyayız. Her ne olursa olsun tek mantığımız şu olmalı "biliyorum yapmalıyım, bilmiyorum boş bırakabilirim. Çalıştım ve emek verdim başaracağım, elimden gelenin en iyisini yaptım ve olacak, atanacağım." bu telkinlere kulak verirsek emin olun ki başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Kendi bilgimize, sarfettiğimiz efora, emeğe, gösterdiğimiz çabaya saygı duymalı ve  inanmalıyız.





© Copyright 2017 - 2025. Tüm Hakları Saklıdır.  ilicMedia